DİSK-AR: 1300 TL yetersiz: Yeni yılda da asgari sefalet devam ediyor

tablo2 Not: Hesaplamada 4 kişilik bir hane üzerinden yapıldığı için, eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretlinin, asgari geçim indiriminden kaynaklı geliri de hesaba katılmıştır. Evli olmayan bir asgari ücretli için söz konusu ücret 1360 TL’dir. Kaynak: TÜİK 2013 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması gelire göre en yoksul % 20 için tüketim kalıbı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstatistikleri ASGARİ ÜCRET NET 1900 TL OLMALIDIR! DİSK’in geçtiğimiz yıl aralık ayında “yüzdelik artış sefalette ısrar demektir”, “asgari ücret 1800 net!” kampanyası, 7 Haziran seçimlerine giderken siyasi partilerin yüzdelik artışlarla değil net asgari ücret vaatleri ile hareket etmelerine yol açmıştır. Bu talepler seçimin önemli gündem başlıklarından biri olmuştur. AKP bu talebi 1 Kasım seçimlerine giderken görmezden gelememiş, 1300 net vaadini dile getirmiştir. 2015 yılının son günleri 1300 Net’in işverene maliyetinin konuşulduğu, “işverenin karını nasıl garantiye alırız?”, “işsizin parasını, hazine kaynaklarını işverenler için nasıl seferber ederiz?” tartışmalarının yürütüldüğü bir sürece dönmüştür. 1300 TL asgari ücret karşılığında işçi sınıfına çeşitli diyetler ödetilmek istenmektedir. “Esneklik” adı altında güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması, “fona devir” adı altında kıdem tazminatının sağladığı kısmi iş güvencesinin ortadan kaldırılması, Özel İstihdam Büroları aracılığı ile işçi simsarlığının önünün açılması, taşeron köleliğinin yasal bir çerçeveye kavuşturularak sürekliliğinin sağlanması bu diyetlerden bir kaçıdır. Bu da yetmemektedir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu sonucunda yapılan ücret artışının 110 TL’lik kısmının işveren adına hazineden karşılanması kararlaştırılmıştır. Zaten mevcutta işverenler adına hazineden SGK’ya her ay aktarılan tutar yeni asgari ücretle 82 TL’dir. Hazine hiçbir siyasal partinin, siyasal iktidarın malı değildir. Toplumun kaynakları ile oluşmuş bir kaynaktır. Söz konusu kaynakların mağdur edebiyatı yapan işverenler için değil, toplumun temel ihtiyaçları için karşılanması esastır. Her ay devasa bir kaynağın işverenler için heba edilmesi kabul edilemez. Diğer Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında en uzun çalışma sürelerine ve en az ücretli izin hakkına sahip olan işçiler Türkiyeli işçilerdir. Bununla birlikte ücretlerin en fazla baskı altında olduğu ülkelerden biri Türkiye’dir. Açlık ve yoksulluk sınırının altında sefalet ücreti olarak belirlenen asgari ücret, insanca yaşanacak bir ücret düzeyine getirilmelidir. Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 2015 yılı itibarıyla aylık 2129 TL’nin üzerindedir. 4 kişilik hane için işçilerin payına düşenin sadece birini talep etme en tabi hakkıdır. Hane başına milli gelirden düşen pay aylık en az 8 bin 516 TL’dir. Ekonomik değerleri yaratan, tüm zenginliklerin kaynağı emektir. Ancak emeğe yarattığı zenginliklerden pay verilmemektedir. Asgari ücretteki artış 1977 yılından bu yana kişi başına milli gelir oranında artsaydı bugün yaklaşık net 1700 TL olacaktı. DİSK-AR Beslenme Kalıbı üzerinden yaptığımız hesaplamalara göre 4 kişilik bir hane için açlık sınırı Kasım 2015 için bin 405, yoksulluk sınırı 4 bin 443 TL’dir. Asgari ücret için belirlenmesi gereken gerçek tutar aslında yoksulluk sınırının üzerindedir. Yoksulluğa mahkum eden ücrete asgari ücret denmez! Asgari ücretlinin İki kişi çalışmasına rağmen çocuklarını yoksulluğa mahkum etmemesi için kimi sosyal desteklerle birlikte en az 1900 TL şarttır! Türkiye’de eğitimden sağlığa her şey AKP hükümeti döneminde paralı hale getirilmiş durumdadır. Bu nedenle asgari ücret için “sosyal haklar şart”. Asgari ücretle çalışanlar için elektrik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır. İşe gidiş gelişlerde ulaşım ücretsiz olmalıdır. Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık tümüyle parasız olmalıdır. Çalışanların çocuklarını bırakabilecekleri kamusal parasız kreş şarttır. Tüm bu taleplerimizin yanında en önemli taleplerimizden biri de asgari ücretin belirlenme sürecinde işçi sınıfının söz hakkıdır! Asgari Ücret Tespit Komisyonu yıllardır bir ortaoyununa dönmüştür. Asgari ücretin belirlenmesi süreci bir toplu pazarlık süreci olarak ele alınmalıdır. Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır.]]>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir