ÇAYKUR İŞÇİSİ 2015 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ(TİS) TASLAĞINI HAZIRLADI

ÇAYKUR İŞÇİSİ 2015 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ(TİS) TASLAĞINI HAZIRLADI

disk02 1551475_904874102861277_7466395872202469064_nÇAYKUR 2015 Toplu İş Sözleşmesi(TİS) taslağı, 2014 temmuz ayı içerisinde 1855 ÇAYKUR işçisi arasında yapılan anket sonuçlarından ortaya çıkmıştır. Taslak 2015 yılı TİS taslağı olarak adlandırılmıştır çünkü, ankete katılanların büyük çoğunluğu, % 76’sı yeni dönemde yetkili olacak sendikanın bir yıllık sözleşme imzalamasını istiyor. % 18 iki yılı kapsamasını isterken % 6 oranında üç yıllık cevabı işaretlenmiştir. Sütten ağzı yanan ÇAYKUR işçisi anlaşılıyorki yoğurdu üfleyerek yemek istiyor. Bu ankete katılan işçilerin, % 34’ü kadrolu, % 66’sı mevsimlik işçidir. ÇAYKUR’a bağlı 34 fabrikada, tüm engelleme çabalarına karşın başarıyla yapılan bu ankete katılanların % 59’u Özgıda iş sendikasına, %22’si DİSK/Gıda iş sendikasına, % 15,5’i Tekgıda iş sendikasına üyedir. % 3,5’i ise hiçbir sendikaya üye olmadığını belirtmiştir. Ankete katılan işçilerin hemen hemen tamamının birleştiği bir nokta var ki, o da Referandumdur. “işyerinizde yetkili sendikayı belirlemek için refarandum yapılmasını istermisiniz?” sorusuna %98 EVET cevabı işaretlenmiştir. Anketin en önemli sonuçlarından biri budur. Katılımcıların işyerlerindeki en önemli sorunları sıraladığı bölümde, sendika seçimi konusunda yapılan siyasi ve idari baskılar en üst sıralarda yer almaktadır. ÇAYKUR işçisi yapılan bu baskı ve tehditleri, kendi iradelerine yapılmış saygısızlık olarak görmektedir ve öfkesini bu ankete yansıtmaktan çekinmemiştir. Siyasetçilerin ve idaredekilerin işçinin sendika seçimine karışmaması talebi, birçok maddi talebin önüne geçmiştir. Kısaca ÇAYKUR işçisinin tamamına yakını, kendini temsil edecek olan sendikayı kendisinin özgür iradesiyle seçmek istiyor. Bu da işçinin en doğal, en demokratik ve yasal hakkıdır. 2013-2014 Toplu İş Sözleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna % 93,5 kötü derken, % 5 bilgisi olmadığı, % 1,5ise iyi cevabını vermiştir. Ancak anketlerin bütününe baktığımızda, kötü cevabı verenlerin büyük çoğunluğunun aldığı maaş ve yaşadığı sıkıntılar üzerinden bu değerlendirmeyi yaptığı, gerçekte TİS kitapçığının eline geçmediği sonucuna varıyoruz. TİS sürecinde işçilerin fikrinin alınmaması ve işçi onaylamadan imzalanması yüksek oranda şikayet konusudur. 2015yılı için saat ücretlerine ne oranda zam yapılmalıdır sorusuna verilen cevaplar ÇAYKUR işçisinin ne kadar fedakar ve mütavazi olduğunun göstergesi adeta. 1855 işçinin ortalamasını aldığımızda birirnci altı ay için % 18, ikinci altı ay için % 18 zam istenmektedir. 2007’den bu yana kamunun verdiği %3’lerle yetinen enflasyon karşısında maaşları eriyip giden ÇAYKUR işçisi elbette bu zammın tek başına yeterli olmayacağını ve eşit işe eşit ücret verilmesini talep etmektedir. Aynı işi yapan işçiler arasındaki maaş uçurumunun kapanması için 92 girişlilere 200tl, 98 girişlilere 300, 2007 girişlilere 400tl seyyanen iyileştirme artışının olmassa olmaz görmektedir. Ayrıca vergi kesintilerinin %15’in üstüne çıktığı aylarda bu farkın işverene yansıtılmasını, ikramiyelerden yapılan vergi kesintisinin ise tamamının işveren tarafından karşılanmasının uygun olacağını düşünmektedir. Dile getiren bir diğer konu 8 saat çalışılmasına rağmen günlük 7,5 saat üzerinden hesap yapılması. Ayrıca yaş çay fabrikalarındaki katılımcıların tamamı maaşlarını zamanında alamamaktan şikayetçidir. Bu konuyla bilgili bir madde sözleşmeye mutlaka konulmalıdır. Sosyal yardımlar 8-10 sene önceki rakamlarda sabit kalmıştır. Rakamlar komik ve günün gerçeklerinden çok uzaktır. İşçilerimiz sosyal yardım tutarının ve şu anda bir ayakkabı parası bile etmeyen giyim yardımının en az yarım maaş tutarına yükseltilmesini savunurken. Doğum, ölüm ve evlenme yardımlarının ise en az bir maaş tutarında olması gerektiğini belirtmiştir. ÇAYKUR işçisine günlük 1 tl vasıta yardımını reva görenlerin toplu taşıma araçlarına hiç binmediği ve işçilerin ulaşım sorununa ne kadar yabancı olduğu anlaşılmaktadır. Üç vardiya çalışan işçilerimizin ulaşım sorunu ancak servis yoluyla çözülebilir. Alım yerleri dahil mümkün olan her nokta için servisler konmalı, aksi durumlarda ise gece ulaşımıda gözönünde bulundurularak gerçekçi rakamlar belirlenmelidir. İşçilerin kendi ürettikleri çaydan faydalanamamaları da en çok dile getirilen talepler arasındadır. Yılda 120 gün çalışmayla hayatta kalmaya çalışan mevsimlik işçilerin tamamı kadroya geçme zamanının çoktan geldiğini hatta geçtiğini düşünmektedir. Yıllardır görmezden gelinen bu talep daha fazla ertelenemez. Eksperler budama projelerinde görevlendirilebilir, üniversite mezunları memurluğa geçirilebilir, isteyenler kampanya dönemi dışında başka kamu kurumlarında görevlendirilebilir. İşçilerimiz hem sendikalardan hemde ÇAYKUR Genel Müdürlüğünden, bu konuda çalışmalar yapmasını ve hükümet üzerinde baskı oluşturulmasını talep etmektedir. Mevsimlik işçilerimiz kadro talebinde kararlı ve mücadeleye hazırdır. Diğer yandan çalışma süresini en az 180 gün olması ve SGK pirimlerinin sene boyunca kurum tarafından ödenmesi konusunda hemfikirdir. 2015 sözleşmesinde 180 gün çalışma, %97 oranında talep edilmektedir ve olmazsa olmazlardan biridir. Bu süre işçilerimiz için, işsizlik sigortasından faydalanabilmeninde önünü açacaktır. İşyerinde yaşanan sorunları en başında işçi sayısını yetersizliği geliyor. 2007 den bu yana işçi alınmayan kurumda sayı 9 binin altına düşmüş durumda ve emekliye ayrılanların sayısı her geçen gün artıyor. Ankete katılanların %90’ı bu sorunu dile getirmiş ve üç kişinin yapacağı işin tek kişiye yaptırıldığı konusunda hemfikir. Yalnız imalatta değil, güvenlikten tutunda alım yerlerine kadar en büyük sorun bu ve başkaca birçok sorununda kaynağı durumunda. İmalattaki işçi açığı teknik personel ile kapatılmaya çalışılırken, alım yerlerindeki açıkta experlere para cezası keserek giderilmeye çalışılıyor. Çay’ın kalitesinin düştüğünden kurumun zarar ettiğinden şikayet eden ÇAYKUR genel müdürlüğü biran önce yeterli sayıda işçi almalıdır. Çünkü bu sorun aynı zamanda giderek iş kazalarının artmasına ve işgüvenliğinin yok olmasına yol açmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yeterince uygulanıyormu sorusuna işçilerimizin %88’ Hayır cevabını vermiştir. Yine ‘işyerinizde yeterli sayıda hızlı ve doğru ilkyardım yapabilecek eğitim almış personel var mı’ sorusuna olumsuz cevap verenlerin oranıda aynıdır. İşyerlerlerinde revir ve ilk yardım malzemelerinin olmayışı, işçiler yaptıkları işle ilgili ve iş güvenliği ile ilgili eğitim verilmeyişi kabul edilemez bir durumdur ve yeni dönem sözleşmede bu sorunla ilgili koruyucu maddeler mutlaka konulmalı ve uygulanması sağlanmalıdır. Yemekhane, soyunma odası, banyo ve tuvaletlerin temizlik ve hijyen sorunu işçilerimizin acilen çözüm beklediği konulardır. Yemek çeşitliliğinin az olması, yetersizliği, yemekhane ve dinlenme odalarında klima bulunmaması ve yine soğuk su dolaplarının eksikliği sıkça dile getirilen taleplerdir. Dinlenme sürelerinin yetersizliğinin yanısıra çalışma ortamındaki toz ve ses yoğunluğu işçilerimizin sağlığını tehdit ettiği gibi verimli çalışmayıda engellemektedir. Paketleme fabrikasında ciddi anlamda havalandırma sorun u yaşanmaktadır ve iki vardiyalı sistemde çalışma istenmektedir. Herkesin vasfına uygun işlerde çalışması, başka bir bölümde ya da fabrikada görevlendirmelerde işçinin rızasının aranması maddesi TİS’e mutlaka konulmalıdır. Anketlerde birçok arkadaşımız vasıf farklarının gasp edildiğinden, kuralsız bir şekilde herkesin her işte çalıştırılabildiğinden şikayetçidir. İdarenin işçilere saygısızca yaklaşımları, kayırma ve ayrımcılık yapmasıda önemli oranda dile getirilmiştir. Hafta tatili ve ücretli izinlerdeki yetersizlikler ve keyfi uygulamalar giderilmelidir. Engelli çalışanlar, engellerine uygun bölümlerde ve uygun işlerde çalıştırılmalıdır. İl sınırları içindeki refakat izinlerinde ve sevk işlemlerinde yaşanan sıkıntılar ve kesilen ücretler konusunda düzenlemeler yapılmalı. Kolayca kesilen para cezalarına bir son verilmelidir. Disiplin kurullarının oluşumu ve işleyişi kesinlikle değişmeli ve demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. İşçilerimizin dinlenme saatlerinde sosyal aktivitelerde bulunabilmesinin zemini oluşturulmalıdır. Kurumdaki en önemli eksikliklerden biride kreş sorunudur. ÇAYKUR en azından belli bölgelerde kreşler açmayı ve yine sıkça dile getirilen üniversitelerde okuyan işçi çocuklarına burs verilmesini işçilerimize çok görmemelidir. Bölge ekonemisinin candamarı olan ÇAYKUR’un derhal özelleştirme kapsamından çıkarılması talebi etrafında birleştiğini görüyoruz anketlerde. ÇAYKUR işçisi TİS’nde kuruma taşeron sokulmaması yönünde bir madde konulmasını istiyor. Taşeronun girdiği ve özelleşen kurumlarda yaşanan acı deneyimlerden dersler çıkaran işçilerimizin sendikalarından da talepleri var. Birinci sırada sendika aidatların fazlalığı gelmektedir. İşçilerimiz bürüt bir yevmiye aidatın çok fazla olduğunu ve en az yarıya düşürülmesi gerektiğini savunmaktadır. Sendikalarının işçinin sorunlarıyla yetrince ilgilenmediğini ve çözüm üretemediğini düşünmekte. Her konuda işçinin fikrine iradesine ve onayına başvurması gerektiğini ancak durumun tersi olduğu dile getirilmiştir. İşçileri hakları konusunda yeterince bilgilendirmediğinden ve gerekli eğitimleri vermediğinden şikayet etmektedir. ÇAYKUR işçisini temsil edecek sendikanın daha şeffaf ve demokratik bir yapıya sahip olması gerektiği, temsilcilik seçimlerinde adil davranılmadığı ve kadın işçilere şans tanınmadığı vurgulanıyor. Sendikalarının kendilerine baskı yaptığını belirten işçilerin sayısı hiçte azımsanmayacak ölçüdedir. Bu taslak 1855 ÇAYKUR işçisi arasında yapılan anket sonucu ortaya çıkmış 2015 TİS taslağıdır. Belki dört dörtlük bir taslak değildir ama tamamı işçilerin fikir ve düşüncelerinden, yaşadıkları sorunlardan ve deneyimlerinden oluşmuştur. Bu nedenle ÇAYKUR da yapılmış hiçbir TİS, bu TİS taslağından daha meşru ve daha haklı değildir. İşçilerimizin, emeğinin ve alınterinin gerçek karşılığının çok küçük bir kısmıdır bu taslak. Elbette ki işçiler lehine hiçbir imzalanmış TİS yoktur ki, işçiler mücadele etmeden kazanmış olsun. Bu taslağı da ÇAYKUR işçisi, başta masaya oturacak sendikasına ve tabi ki işverenine mücadelesiyle kabul ettirecektir. Bu taslak % 100 olmasada ÇAYKUR işçisinin iradesini yansıtmaktadır. ÇAYKUR işçisinin, bütün ayrışmaları, kutuplaşmaları bir tarafa bırakıp, bu taslağın etrafında birleşmemesi için hiçbir neden yoktur ve ancak birleşen işçi kazanır. ]]>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir